Solaryum Nedir?
Solaryum makineleri, güneş ışığının
insanlar üzerindeki, sağlığı teşvik eden
etkilerini kullanılabilir hale getirmek
amacı ile üretilmiş makinelerdir. Güneş
ışınları; görünebilen orta dalga
boyundaki gün ışığı , görünmeyen enfaruj
ve ultraviyole ışınlarının bileşiminden
oluşmaktadır. Ultraviyole ışınlar üçe
ayrılmaktadır. UV-A , UV-B ve UV-C .
İnsan için zararlı olan UV-C ışınları
ozon tabakası tarafından filtre
edilmektedir. UV-B ışınları ciltte yeni
renk pigmentleri oluşumunu sağlarken,
UVA ışınları cildin koruma mekanizmasını
harekete geçirerek bu pigmentlerin
aktive olmasını ve bronzlaşmayı
sağlıyor. İşte solaryum da aynı
biyolojik mekanizmayı harekete
geçiriyor. Solaryumla bronzlaşma güneş
ile aynı efektlere sahiptir. Tek fark,
solaryum da ışınların optimal fayda
sağlayacak şekilde kombine ve filtre
edilmiş olmasıdır.
GÜNEŞ VÜCUDU BAĞIRSAK KANSERİNE KARŞI KORUR.
Kötü güneş – iyi güneş. Fazlası cilt kanserine yol açar, ancak belirli bir ölçü sağlıklıdır. Amerikalı doktorların yeni araştırmalarına göre güneş ışığının yardımı ile üretilen D Vitamini bağırsak kanseri
riskini azaltıyor. Boston' da (Massachusetts) bulunan Dana Farber Kanser Enstitüsü' nde görevli araştırmacıların “Journal of Clinical Oncology” de yayınlanan açıklamalarında daha önceden bağırsak kanseri hastalığına yakalanmış olan insanlar dahi yüksek Vitamin D değerleri ile bu hastalığı atlatma konusunda daha iyi şanslara sahip oluyorlar.
Araştırmacılar kanser hastalarının bağırsak kanseri teşhisi konmadan önceki Vitamin – D düzeyleri ile bu hastaların terapiden sonraki olası yaşama süreçleri arasında sıkı bir bağlantı bulunduğunu belirtiyorlar. Vitamin D – kan düzeyi en yüksek olan hastalar daha düşük değerlere sahip hastalara oranla % 48 daha fazla yaşama şansına sahipler. Ancak, vitaminin kanserin gelişmesini nasıl yavaşlattığı henüz bilinmiyor.
Güneşe çıkmadan sadece canlılık veren besinlerle beslenmek isteyenlerin bol yağlı balıklarla yumurta yemeleri gerekiyor. Tablet şeklinde Vitamin D kullanımında dozaja dikkat edilmelidir: Günde yaklaşık 50 Mikrogram üzerinde tüketim toksik durumlara yol açabilir.
Kaynak: O7/08/2008 Tarihli "Welt Kompakt" Gazetesi... Gazetenin orjinal görüntüsü için tıklayınız.